Dondurucu dağları, kasvetli surları ve havaya sinmiş ölüm kokusuyla nam salmış olan Duskmarch, Aurelmar Krallığı’nın en sert ve en karanlık sınır dükalığıdır. Bu topraklar, sıcak vaatler sunmaz, yalnızca dayanabilenleri kabul eder. Duskmarch’ın kökleri, toprağı kenetlemiş yaşlı bir çınar misali, karlı dağın zirvesine inşa edilmiş Kara Kale’de yükselir. Yüzyıllara meydan okuyan bu yapı, dükalığın yalnızca geçmişini değil, günümüzdeki varlığını da şiddetle sürdürdüğünün bir simgesidir. Burada tarih, taşların arasına kazınmıştır. Sadakat, kan ve demirle mühürlenmiştir. Stratejik konumu sebebiyle Duskmarch, kuşatılma risklerini minimize eden mimari yapılara ve sarsılmaz bir askerî disipline sahiptir. Kara Kale’nin kurulduğu dağın altındaki zengin demir yatakları, Aurelmar ekonomisine büyük katkı sağlasa da dükalığın asıl yerleşimi Deringümüş’ün keşfiyle başlamıştır. Rivayetlere göre, yüzyıllar önce bu nadide madenin varlığını öğrenen kaşifler ilk yerleşimleri burada kurmuş, Duskmarch böylece kaderine bağlanmıştır.
Dükalığın temel vazifesi; dağın eteklerinden süzülen sınır ormanlarında mutlak hâkimiyeti korumak, barbar kavimlerin kuzeydeki etkisini kırmak ve Aurelmar’ın ticaret akışında bir köprü görevi üstlenmektir. Ormanlarda yaşayan yabanalı halk, zaman zaman sınır köylerine tacizlerde bulunsa da henüz büyük çaplı bir tehdit hâline gelmemiştir. Yine de Duskmarch için bu halk kalıcı bir düşmandır, müzakere kapıları çoktan kapanmıştır. Duskmarch’ın nüfusu sınırlıdır. Halkın büyük kısmı sınır köylerinde yaşamını sürdürürken, Kara Kale çoğunlukla askerî eğitim ve disiplin için kullanılır. Aurelmar ordusunda disiplinsiz ya da zayıf görülen askerlerin buraya gönderildiği ve geri döndüklerinde “bambaşka” insanlar oldukları sıkça dile getirilir. Bu topraklarda ölümcül ayaz yalnızca bedeni değil, ruhu da keser. Duskmarch’ta soğuk, bir doğa olayı değil, bir sınavdır.