Müzik
Varkun illetinin necis ayakları altında inleyen topraklarımızı geri alma süreci, ruhum için en çetin imtihan olmuştur. Mukaddes bildiğimiz mezarların kirletildiğini, ecdadın istirahatgâhına hürmetsizlik edildiğini gördüğümde, içimdeki hiddet yaşlı bedenimin sınırlarını zorladı. Evvela, kraliyet emirlerinin fevkinde, tek başıma yalın kılıç bu küstahlığın üzerine yürümeyi murat ettim. Lakin gördüm ki, arkamda sel gibi birikmiş bir halk var. Onları tecrübesiz bir öfkeyle ölüme sürüklemek, bir komutanın değil, bir cahilin kararı olurdu.
Bu hengame içinde evladım
Lucas’ın yetişmesine, bir devlet adamı vakarıyla yaverlik etmesine ihtimam gösterdim. Onun ve
Rose’un izdivacını hızlandırmalarını öğütledim; zira savaşın ortasında hayatın devam ettiğini göstermek, tebaaya verilecek en büyük moraldir.
Varkun şakileriyle vuku bulan o amansız müsademe, askerlik sanatının en acı derslerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Çarşamba günü kazandığımız o
Pirus Zaferi, her ne kadar ağır zayiat verdirse de, düşmanın belini kırmıştır. Takatleri kesilen ve sayıları azalan o barbar güruhu, ovadan sökülüp dağların kuytu köşelerine sığınmak mecburiyetinde kalmışlardır. Hillfield artık emin ellerdedir; lakin şehitlerimizin kirletilen kabirlerini gördükçe, zaferin tadı damağımızda bir burukluk bırakmıştır.
O gün unutulmaz bir sahne yaşandı: Köye girdiğimizde halkım, Varkun bayraklarını yerlerde sürüyüp yakmak istedi. Onlara mani oldum. Zira biz, mezarlarımıza leke süren o alçaklar gibi olamayız.
"Bayrak, bir milletin namusudur; düşmanın olsa dahi ona layıkıyla muamele etmek, bizim asaletimizin gereğidir" dedim. Biz intikam değil, adalet peşindeyiz.
Köyümüzü istirdat (geri alma) ettiğimiz gün, Saray’dan gelen acil çağrıyla
Sör Alistair ile yola koyulduk. Orada sadakatimizin nişanesi olarak
Baronluk rütbesine layık görüldük.
Kral Naibi Caelen Aurelium’a takdim ettiğim savaş planlarıyla
Flatport kuşatması başlarken, ben vazifemin başına, tebaamın yanına döndüm.
Bu fetih sonrası, memleketin ilim ve fen sahasında inkişafı (gelişimi) için kolları sıvadık. Enstitü binamızın inşaatını tamamlayıp heyete teslim ettik. Baş mühendis olarak tayin ettiğim
Peter, göklerin sırrını çözecek devasa bir teleskop inşası için hususi bir kum talebinde bulundu. İlim yolunda harcanan emek, devletin bekası için en az kılıç kadar kıymetlidir.
Bu maksatla, Flatport kuşatmasının zaferle neticelenmesinin akabinde, oğlum
William Hillfield’ı vazifelendirdim. Kendisine bir gemi tedarik ederek ticari bir sefere çıkmasını; enstitü için elzem olan kumu, halkımın refahı için de kahve, çay ve baharatı getirmesini emrettim. Evladım şu an engin denizlerdedir; gemimiz henüz ufukta görünmese de, getireceği yükün Hillfield’ı bir ticaret merkezi haline getireceğine itimadım tamdır.
Köyümüzün manevi imarı için kiliseyi tamamlayıp rahibimizi atadık ve kendisine
3 cronellik daimî bir fon ayırdık. Şimdi kale surlarının yükselmesini ve meclisimizin açılacağı günü beklemekteyim. Yarım asırlık bu ihtiyar beden, soyumun izzeti ve tebaamın saadeti uğruna her türlü meşakkate göğüs germeye kararlıdır.