GalacticOtter
New member
- Joined
- Jan 23, 2026
- Messages
- 7
- Reaction score
- 11
Herkes, er ya da geç, bir gün Sam’i görmüştür — ya da görecektir.
Etrafında dolaşan zırhlı savaşçılara kıyasla bir tık kısa kalan, sırtında ya da yanında çektiği el arabasında akla gelmeyecek eşyalar taşıyan bu adam, çoğu zaman tam o anda hiçbir işe yaramayacak mallarıyla tanınır.
Ama tecrübeli maceracılar şunu bilir:
Eğer ormanın en derininde, çölün dağlarında ya da okyanusun kıyısında Seyyar Sam ile karşılaştıysan…
İçinden gelen bir şeyi almak genelde iyi fikirdir.
Bugün işe yaramaz.
Yarın da belki.
Ama bir gün, mutlaka bir şey olur.
“Seyyar” Sam, ticareti ailesinden öğrenmiş ve devralmıştır. Ancak ailesi gibi bir dükkânın arkasında beklemeyi hiçbir zaman içine sindirememiştir.
Ticaret onun için sabit durmak değil, hareket etmek demektir.
Çocukluğu, ailesinin sayesinde bolluk ve bereket içinde geçmiş; görgü kurallarıyla, hesap kitapla ve pazarlık incelikleriyle büyümüştür. Babası, şehirde “Oturan Bob” diye bilinen, dükkânından nadiren çıkan ama herkesin yolunu bildiği bir tüccardı. Sam, ticaretin püf noktalarını ondan öğrenmiştir:
ne zaman susulacağını,
ne zaman fiyat düşürüleceğini,
ve en önemlisi neyin satılmaması gerektiğini.
Ama Sam’in gözü hep dükkânın dışındaydı.
Gençliğinde kışlaların önünde durup parlak zırhlı maceracıları, şanlı muhafızları izlerdi. Onlar gibi kılıç kuşanacak, zırh taşıyacak kadar güçlü olmadığını bilirdi; bunu hiçbir zaman inkâr etmedi. Yine de maceraya çıkmanın tek yolunun kılıç sallamak olmadığını da erken fark etti.
Sam, dükkânını sırtına aldı.
El arabasıyla yürüyerek, teknesiyle kürek çekerek; yolun bittiği, haritanın sustuğu her yere gitmeye başladı. Stokları sınırlıydı, evet — ama gidebileceği yerlerin bir sınırı yoktu.
Bazı günler bir pazarda, bazı geceler terk edilmiş bir geçitte, bazen de “orada olmaması gereken” yerlerde ortaya çıktı.
Sam’in malları gariptir.
Ama Sam’in kendisi kadar değil.
Nasıl olur da hep oradadır,
nasıl olur da hep “bir ihtimal lazım olacak” şeyleri satar,
kimse tam olarak bilmez.
Sorulduğunda omuz silker:
“Yol uzundur. İnsan da yol alır.”
Ve el arabasını itmeye devam eder.
Ama malzemelerini taşırken Sam'i yalnız sanmayın...
Kendisi zırh ve silah kuşanamasa bile onun parası zırh ve silah kuşanır
Last edited: