Farsas
New member
- Joined
- Jan 24, 2026
- Messages
- 9
- Reaction score
- 8
İsim: Peter
Yaş: 25
Meslek: Mühendis / Mekanik Ustası
Peter, çocukluğundan beri insan bedeninden çok dünyanın nasıl ayakta durduğuyla ilgilendi. İkizi Lucas yaraların neden iyileştiğini sorarken, Peter köprülerin neden çöktüğünü, kapıların neden kilitlendiğini, bir makinenin neden bozulduğunu merak ederdi. Aynı evde büyümüş olsalar da bakışları farklıydı: İkizi Lucas hayata dokunarak kurtarırdı, Peter ise onu önceden çözüp engelleyerek.
Küçük yaşlarda elleri sürekli yağ, is ve metal kokardı. Kırık oyuncakları tamir eder, işe yaramaz görünen parçaları birleştirerek yeni düzenekler kurardı. Çoğu denemesi başarısızdı; yaylar fırlardı, dişliler kırılırdı. Ama Peter hiçbir zaman “olmuyor” demedi. Bir şey çalışmıyorsa, sorun sistemdeydi — onu çözmek yeterliydi.
Zamanla defterler dolmaya başladı. Çizimler kusursuz değildi ama anlamlıydı. Her çizgi bir sorunun cevabını arıyordu. Peter için çizim yapmak, düşünmenin en saf hâliydi. İkizi Lucas bitkileri ve karışımları not alırken, Peter kaldıraçları, basıncı ve dengeyi hesaplıyordu. İkiz Kardeşler çoğu gece aynı masada, farklı savaşlar için hazırlanırdı.
Gençliğinde Peter, kalelerde çalışan ustaların ve gezgin mühendislerin yanında çıraklık yaptı. Kimisi ona bilgi verdi, kimisi yalnızca izleme izni tanıdı. Öğrendiği en önemli ders şuydu:
Bir hata, onlarca cana mal olabilir.
Bu yüzden Peter acele etmez, bir düzenek kurmadan önce defalarca düşünürdü.
Savaş başladığında ön saflarda yer almadı. Ama yaptığı köprüler orduları ilerletti, kurduğu savunmalar şehirleri ayakta tuttu. İkizi Lucas yaralıları hayatta tutarken, Peter onların tekrar yaralanmaması için çalışıyordu. Biri bedenleri onarırken, diğeri felaketin kendisini engelliyordu.
İki kardeş nadiren duygularını açıkça dile getirirdi. Ama Lucas, Peter’ın yaptığı her düzenekte sessiz bir güven hissederdi. Peter ise Lucas’ın her iyileştirdiği askerde, kendi emeğinin boşa gitmediğini bilirdi.
Peter siyah giymeyi tercih ederdi; kir göstermeyen, dikkat çekmeyen renkler. Onun için görünür olmak değil, işe yarar olmak önemliydi. Sessiz, gözlemci ve mesafeli görünse de, bir yapı çöktüğünde ilk suçladığı şey kendisi olurdu.
Peter’ın inancı basitti ama sertti:
“Bir hayat kurtarmak erdemdir. Ama o hayatı hiç tehlikeye sokmamak, daha büyük bir sorumluluktur.”
Lucas şifa verir.
Peter denge kurar.
Ve bu İkiz kardeş bir aradayken, savaş yalnızca yıkım değil; direniş anlamına gelir.
Yaş: 25
Meslek: Mühendis / Mekanik Ustası
Peter, çocukluğundan beri insan bedeninden çok dünyanın nasıl ayakta durduğuyla ilgilendi. İkizi Lucas yaraların neden iyileştiğini sorarken, Peter köprülerin neden çöktüğünü, kapıların neden kilitlendiğini, bir makinenin neden bozulduğunu merak ederdi. Aynı evde büyümüş olsalar da bakışları farklıydı: İkizi Lucas hayata dokunarak kurtarırdı, Peter ise onu önceden çözüp engelleyerek.
Küçük yaşlarda elleri sürekli yağ, is ve metal kokardı. Kırık oyuncakları tamir eder, işe yaramaz görünen parçaları birleştirerek yeni düzenekler kurardı. Çoğu denemesi başarısızdı; yaylar fırlardı, dişliler kırılırdı. Ama Peter hiçbir zaman “olmuyor” demedi. Bir şey çalışmıyorsa, sorun sistemdeydi — onu çözmek yeterliydi.
Zamanla defterler dolmaya başladı. Çizimler kusursuz değildi ama anlamlıydı. Her çizgi bir sorunun cevabını arıyordu. Peter için çizim yapmak, düşünmenin en saf hâliydi. İkizi Lucas bitkileri ve karışımları not alırken, Peter kaldıraçları, basıncı ve dengeyi hesaplıyordu. İkiz Kardeşler çoğu gece aynı masada, farklı savaşlar için hazırlanırdı.
Gençliğinde Peter, kalelerde çalışan ustaların ve gezgin mühendislerin yanında çıraklık yaptı. Kimisi ona bilgi verdi, kimisi yalnızca izleme izni tanıdı. Öğrendiği en önemli ders şuydu:
Bir hata, onlarca cana mal olabilir.
Bu yüzden Peter acele etmez, bir düzenek kurmadan önce defalarca düşünürdü.
Savaş başladığında ön saflarda yer almadı. Ama yaptığı köprüler orduları ilerletti, kurduğu savunmalar şehirleri ayakta tuttu. İkizi Lucas yaralıları hayatta tutarken, Peter onların tekrar yaralanmaması için çalışıyordu. Biri bedenleri onarırken, diğeri felaketin kendisini engelliyordu.
İki kardeş nadiren duygularını açıkça dile getirirdi. Ama Lucas, Peter’ın yaptığı her düzenekte sessiz bir güven hissederdi. Peter ise Lucas’ın her iyileştirdiği askerde, kendi emeğinin boşa gitmediğini bilirdi.
Peter siyah giymeyi tercih ederdi; kir göstermeyen, dikkat çekmeyen renkler. Onun için görünür olmak değil, işe yarar olmak önemliydi. Sessiz, gözlemci ve mesafeli görünse de, bir yapı çöktüğünde ilk suçladığı şey kendisi olurdu.
Peter’ın inancı basitti ama sertti:
“Bir hayat kurtarmak erdemdir. Ama o hayatı hiç tehlikeye sokmamak, daha büyük bir sorumluluktur.”
Lucas şifa verir.
Peter denge kurar.
Ve bu İkiz kardeş bir aradayken, savaş yalnızca yıkım değil; direniş anlamına gelir.
Last edited: