- Joined
- Jan 12, 2026
- Messages
- 32
- Reaction score
- 10
Eski kraliyet arşivlerinde bulunan kimi parşömenler, üçüncü bir mührün izini taşır. Bazı soy çizelgelerinde bir dal, kasıtlı biçimde yarım bırakılmıştır. Tapınak ilahilerinin dönem kopyalarında, “üç ışık” ifadesi yer alırken, daha sonraki metinlerde bu söz “iki ışık” olarak düzeltilmiştir. Bu değişiklikler açıklanmaz, yalnızca yapılmıştır. Bir ismin üstü çizilmiştir.
Kimi sınır askerleri, kraliyet kanına özgü eski bir selâmın hâlâ kullanıldığını iddia eder. Kimi gezginler, Aurelium hanedanına ait ama resmî olmayan bir mühür gördüğünü söyler. Kimi rahipler ise dua ederken fazladan bir isim atlandığını fark ettiklerini anlatır. Oysa hakikat daha başkaydı. Üç oğul oldu, ikisi kaldı: Alexandre ve Leopold. Caelen Cassivar ise artık oğul değil. Halkın gözdesiydi, tahtın sıradaki hükümdarı olması için Aurelmar insanları can attı. Fakat lâyık görülmedi.
Caelen, kardeşlerinden farklı olarak siyasete ve dine eleştirel yaklaşımıyla tanınırdı. Yüce Işık’a bağlıydı, fakat onun yorumunun tek ve değişmez olmadığına inanıyordu. Parlak bir zekâsı, stratejik bir dehası vardı. Belki de yanlış zamanda doğru sözler etmişti. Sürgünü bir mahkeme ya da halka açık bir yargılamayla gerçekleştirilmedi. Karar, Konsey ve Kral arasında alındı. Caelen’e kan dökülmeden ülkeyi terk etme hakkı tanındı.
Başkenti yanında büyük bir güruh ile terk etti, destekçileri ile beraber krallığın sınırlarını aştı ve varlığını o'nu kovanlardan sakındı. Yıllar yılları takip etti, fakat ismi bir daha duyulmadı. Fakat... şimdilerde Aurelmar'ın sokaklarında bir söylenti dönüp duruyor, "Caelen geri dönecek ve hakkını alacak...".
Kimi sınır askerleri, kraliyet kanına özgü eski bir selâmın hâlâ kullanıldığını iddia eder. Kimi gezginler, Aurelium hanedanına ait ama resmî olmayan bir mühür gördüğünü söyler. Kimi rahipler ise dua ederken fazladan bir isim atlandığını fark ettiklerini anlatır. Oysa hakikat daha başkaydı. Üç oğul oldu, ikisi kaldı: Alexandre ve Leopold. Caelen Cassivar ise artık oğul değil. Halkın gözdesiydi, tahtın sıradaki hükümdarı olması için Aurelmar insanları can attı. Fakat lâyık görülmedi.
Caelen, kardeşlerinden farklı olarak siyasete ve dine eleştirel yaklaşımıyla tanınırdı. Yüce Işık’a bağlıydı, fakat onun yorumunun tek ve değişmez olmadığına inanıyordu. Parlak bir zekâsı, stratejik bir dehası vardı. Belki de yanlış zamanda doğru sözler etmişti. Sürgünü bir mahkeme ya da halka açık bir yargılamayla gerçekleştirilmedi. Karar, Konsey ve Kral arasında alındı. Caelen’e kan dökülmeden ülkeyi terk etme hakkı tanındı.
Başkenti yanında büyük bir güruh ile terk etti, destekçileri ile beraber krallığın sınırlarını aştı ve varlığını o'nu kovanlardan sakındı. Yıllar yılları takip etti, fakat ismi bir daha duyulmadı. Fakat... şimdilerde Aurelmar'ın sokaklarında bir söylenti dönüp duruyor, "Caelen geri dönecek ve hakkını alacak...".